Bahçeli Usulü

176= 16 x 11, 1 + 7 + 6= 14, 14 + 16 + 11=41, 41 kere maaşallah

26 Haziran 2010 Cumartesi

Anket başlasın!

İlk turlar bittiğine göre, artık anket vakti.
En yakışıklı futbolcu adayı olan 10: Lucas Neill, Elano Blumer, Yoann Gourcuff, Roque Santa Cruz, Steven Gerrard, Benny Feilhaber, Demichelis, Lihşıtayner, Xavi Alonso, Fernando Torres

En yakışıklı takım adayı 5: Avustralya, Amerika, Almanya, İspanya, İsviçre

olarak belirlendi. Benim tarafımdan. Diğer şıkları da açık olacak. Oylayın gaari.

Not: diğeri seçenler buraya yorum olarak yazabilir, hatta yazsınlar, merak ettim :)

25 Haziran 2010 Cuma

İsviçre - Honduras

2-0 yenersen diğer maçın sonucu ne olursa olsun bir üst tura çıkıyorsun, topun kontrolü de sende, ama sen tek gol bile at(a)mıyorsun! İyi misin İsviçreee?!
Sinirlendirdin beni akşam akşam, yok sana yakışıklı.
Ayrıca TRT'in spikeri Gökhan'in Semih olduğunu nerden çıkartıyor her seferinde?

Şili - İspanya

Aslında Şili bu maçı kazanmayı hak ediyordu. O yedikleri ilk gol yok mu o ilk gol! İkinci gol sırasında Torres'in tahminen rüzgarın etkisiyle düşüp rakibine kırmızı kart göstermesi yok mu!!!! İşte bu yüzden Torres'i, Xabi Alonso'yu ya da Casillas'ı değil, Şilili Waldo Ponce'yi maçın yakışıklısı seçiyorum.

İki takım da ikinci tura çıktı ve son dakikalarda bunun rahatlığıyla top çevirdiler artık.

K.Kore- Fildişi

Fildişi bu turu aslında Portekiz K.Kore'yi 7-0 yenince kaybetti. Gerçi iş averaja bile kalamadı ama, 3-0 yenmek de yeterli olmayacaktı zaten. Zavallı Koreliler, Dünya Kupası'na gelmek için oynadıkları elemelerde toplam 7 gol yemişler, bi de gittiler sırf Portekiz'den... Neyse, atılanla yenilene çare bulunmaz... 0-3
Maçın yakışıklısı: Bir önceki maçta yaptığı çirkeflik hala aklımda olsa da, Kader Keita.

Portekiz - Brezilya



Nerrde Elano, nerde Elano?

Sakat biliyorum, riske edilmemesi normal ama gözlerim onu aradı daaa.

Zaten 0-0 bitti, yakışıklı falan seçmiyorum, daha önce yine bir Portekiz maçına yapmıştım bunu. Portekiz de iki 0-0 arasına 7-0 sığdırmayı başardı ya, helal olsun.

Ama yine fena maç değildi, onun ve sırtına basılmasının hatrına Julio Cesar'ın resmini koyayım baari.

Kamerun - Hollanda



Aşk-ı Memnu finaline denk geldiği için caanım ülkemde pe de rağbet edilmeyen bu maçta, zaten bir Hollanda görmek zordu. Nerrrde turuncu, nerde ha?

Onun dışında lafın gelişi turuncular, önceki dünya kupalarında über düber oynayarak başaramadıklarını bu sefer yaptılar ve ilk 3 maçlarında 9 puanı topladılar. Tebrik ediyoruz.

Ama daha büyük bir tebrik sonraları oyuna girerek 4. Dünya Kupası'nda oynamış ilk Afrikalı futbolcu olan Rigobert Song'a gidiyor!
Maçın yakışıklısıysa bu sefer Wesley Sneijder.

Danimarka - Japonya


Danimarka'ya 1-0 yetiyordu, 3-1 yenilmeyi tercih ettiler. Ya da etmediler, Japonya söke söke aldı, 2. tura da çıktı. Paraguay'la eşleşmelerinden kim galip ayrılırsa o tarih yazcakmış. Daha önce iki takım da çeyrek finalist olmamış çünkü.

Maçın yakışıklısıysa Fiorentina'lı Per Kroldrup.

Paraguay - Yeni Zelanda


Grubu lider bitiren Paraguay, önceki maçlarda fark ettiğimiz kadar iyi olduğunu gösterdi. Yeni Zelanda'ysa bu maçın sonucuyla yenilgisiz elendi.
Maçın yakışıklısı ise yine yeniden, Roque Santa Cruz.

Slovakya - İtalya

Özellikle son 20 dakkası zevkli bi maçmış. O sırada 'hiç bitmeyen tenis maçı'nı izlediğimden bilmiyorum.
Son şampiyon diğer son finalist Fransa gibi grup sonuncusu olarak elendi. Geçmiş olsun. Gönül bir Pazzini'yi görmek isterdi en azından sahada...
Slovakya da hak ederek geçti turu, afferim.
Maçın yakışıklısı daaa fotoğraflarla karizması anlatılamayan Christian Maggio.
Bir de bizim damatmış bu ayol, gugıla adını yazınca ondan çok Tuğçe Kazaz resmi çıkıyor.. A-aaa.

23 Haziran 2010 Çarşamba

Avustralya -Sırbistan

2-1.
Avustralya bir hezimetle başladığı turnuvaya, onuruyla veda ediyor.
Fazla birşey demeye gerek yok, sizi seviyoruz Aussieler.

Ve tabi ki Kewell yoksa Neill.

Gana - Almanya



Maç 1-0 Alamanya leyhine biterken, üzülen taraf olmadı. Grup lideri zaten İngiltere'yle karşılaşacağından, Almanya'nın sevinen taraf olduğunu söylemek de zor.

Ama Almanya ilk maçlar sonucu herkes tarafından gösterilen o büyük favori değil, bunu bir kez daha görmüş olduk.
Mesut Özil gol attı, mutlu olduk. Gana biri Kewell'ın hatası sonucu attığı iki penaltı golüyle çıkmayı becerdi valla gruptan.

Maçın yakışıklısı daa..
Hadi Arne Friedrich olsun.

ABD - Cezayir


Amerikanya iyice geliştirdi tabi kendini futbolda. 90+1'de Donovan'ın attığı golle iyi futbollarının karşılığını almış oldular ve üst tura çıktılar.
Onu geçtim de, maçın yakışıklısı, sonradan oyuna giren Benny Feilhaber.

Asıl kriterlerimden 1.76'yı 1 santimle, kova burcu olmayı iki günle kaçıran avusturya asıllı brezilya doğumlu amerikan, çook yahşi çok. Canım benim. Çok canım hatta. Sana güzel bi fotoğraf çekimi yapmaları lazım bir ara. Seni daha yakından görmeliyiz kanımca.

Onun hakkındaki düşüncelerimi şurda da yazmışlar.

Slovenya - İngiltere

Kırmızı formalı İngiltere, sonunda galibiyet aldı! 1-0lık sonuçla ve daha iyi bir futbolla, üst tura adlarını yazdırdılar.
Ama averaj nedeniyle, aynı puanı paylaştıkları ABD'nin ardında kaldılar ve D grubunun 1.siyle oynayacaklar.
Maçın yakışıklısıysa, yine: Steven Gerrard.

Güney Kore - Nijerya






2-2 biten maçın sonunda Güney Kore hak ederek üsttura yükselen taraf oldu.


Maçın yakışıklısı da Koreli kaleci Sung Ryong Jung.

Yunanistan - Arjantin

Yunanistan, gel bir konuda anlaşalım, bu maçta gol atman lazımdı, gol atmadan alabileceğin herhangi bir sonuç işine yaramazdı..
Sen ne yaptın Yunan, sen ne yaptın? Defans...
Öyle ya da böyle 2 gol yine attı ama Arjantin: Demichelis ve Palermo'yla.
İşte bu yüzden, sen üst tura çıkmamakla en iyisini yaptın Yunan.

Ayrıca Arjantin'e o formalar için hesap sorasım var. Sabah kurtulduk Fransa'dan, ne bu?!

Bir de tabi: Messi Messi Messi.
Maçın yakışıklısı da Fiorentinalı Kova burcu Mario Bolatti.

Meksika - Uruguay

Beraberlik durumunda iki takım da çıkardı, ama iki takım da kazanmak istiyordu. Neden derken hatırladık, bu grubun 2.si Arjantin'le karşılaşacaktı. Uruguay daha iyi olan takımdı, daha doğrusu sonuca gitmeyi daha iyi biliyorlar. Meksika da fena takım değil, ikisini de seviyoruz. İkisi de üst turu hak etti.
Maçın yakışıklısıı, hımm, tüm o ince kaşlarına rağmen Javier Hernandez olsun baaari.

Fransa - Güney Afrika

Vee artık 2. tura çıkanlar belli oluyor!
Fransa ve Güney Afrika, üst tur için bu maçta mümkün olduğunca farklı kazanıp, diğer maçın sonucunu beklemek zorundaydı.
Hafta arası çıkmayan sorunları kalmayan Fransızlar, bir de yakışıklılara maksimum 25 dakika dayanabilen, bu nedenle Kewell'ıma da kırmızı kart göstermiş hakemlerin gazabına uğrayıp Gourcuffsuz 10 kişi kalınca, ardından 2 gol yiyince, onurlarını kurtaracak bir şeref golü atmaktan başka amaçları kalmadı. Onu becerdiler Allah'tan: 1-2.
Elle geldikleri kupadan, böyle ayrıldı işte Fransa.
Ev sahibinin elenmesi de, vuvuzelaların biraz susmasına vesile olur inşallah.
Maçın yakışıklısı mı? Tabi ki Gourcuff.

İspanya - Honduras


"Kötü başlamış olabilirim, ama ben İspanya'yım" demeye yeter mi 2-0lık skor bilinmez, ama üst tura çıkmayı başarmak için gerekli bir galibiyetti David Villa'nın iki golü sayesinde gelen. Ne diyelim, son maçlarda heyecan dorukta olacak.


Ve tabi bir de maçın yakışıklısı, aldığı darbelerle içimizi acıtan: Gerard Pique.

Şili - İsviçre

Şili iyi bir takım olduğunu tekrar gösterdi. İsviçre İspanya'ya karşı daha sağlam bir defans yapmıştı kuşkusuz, bir gol önde oldukları için kafaları daha rahattı. 1-0 biten bu maçın ardından Şili üst turu garantiledi gibi. Ama futbol bu, belli olmaz.
Maçın yakışıklısı bu sefer -Lichtsteiner'imin hala ayrı bi yeri var- Tranquillo Barnetta.

Portekiz - Kuzey Kore

Turnuvanın gol ortalamasının az olduğundan kaynaklanan şikayetleri gidermesi için FIFA Portekiz'i görevlendirmiş galiba. 7 gol nedir diyor, Portekiz'i insafa çağırıyoruz. Yazıktır yapmasınlar... Golleri atanlar şunlar: Raul Meireles, Simao Sabrosa, Hugo Almeida, Tiago (2), Liedson, Cristiano Ronaldo.

Maçın yakışıklısı olarak da sonradan oyuna giren bir FM klasiği Miguel Veloso'yu seçiyorum ama belirtmem lazım ki Euro 2008'deki karizmatik Portekiz'den pek birşey kalmamış, yazık.

21 Haziran 2010 Pazartesi

Brezilya - Fildişi

Fabiano'nun çabasıyla, eli ve de koluyla, Brezilya'ya 3 puan 3 golle geldi. Elano Blumer Türkiye'de onu eleştirenlere cevap verircesine bu maçta da bir gol attı, ve şebelek gülüşüyle sevindi buna. Ama anında değdirdiğim nazar neticesinde sert bir darbe aldı. Belki de golden sonra kızlarının adlarını göstermek için çıkardığı tekmelikleri bir Fildişi oyuncusu test etmek istemişti, kimbilir. Baya korktuk ama birşeycikleri yokmuş.

Abdulkader Keita da Kaka'yı oyundan attırdı. Hem de göğsüne gelen dirsek sonucu kafasını tutarak yaptı bunu.

Ömer Üründül deyimiyle "golden başka birşey, ne biçim maç"tı. Ama goller, en son Drogba'nın kafasından gelen dahil, gerçekten güzeldi.
3-1

Maçın yakışıklısı da, tabi ki, Elano!

İtalya - Yeni Zelanda


İtaaalya İtaaalya
Son Şampiyon..
Naapçaz len seninle?
Yine yedek kulübesindeki de Sanctis gözümden kaçmadı. Buffon 4 aylığına sakatlandığına göre 4 aylığına İtalya'nın 2. kalecisi o. Buffon'un asıl yedeğiyse pek içime sinmedi. İki maçta iki puan toplayarak aynı durumdaki İngiltere'yle beraber pek bir hayal kırıklığı oldular.
Yeni Zelanda'ysa abisi Avustralya'dan kesinlikle daha şanslı.
Maçın yakışıklısı ise Şule'ye verdiğim yetkiye dayanarak (???) Domenico Criscito.

Slovakya - Paraguay



İlk maçta İtalya'nın karşısında çok sağlam bir takım olduğunu gördüğümüz Paraguay, Slovakya'ya karşı zorlanmadı. 2-0'lık sonuç, üst tura çıkmalarını neredeyse garantiledi.


Turkcell Süper Lig'den pek çok futbolcunun Slovakya'yı temsil ettiği maçın yakışıklısı, ManCityli Roque Santa Cruz.

19 Haziran 2010 Cumartesi

Kamerun - Danimarka



Kamerun öne geçse de, Danimarka 2-1 kazanmasını bildi.


Maçın yakışıklısıysa gollerden birinin sahibi Nicklas Bendtner olcakmış.

Gana - Avustralya


Beni "Keweeeelll! Keweeeelll!!!11!!!1111 Gitme Kewelll!!" diye haykırtan maçtı.
Kale çizgisinin önünden yanlışlıkla koluyla çıkardığı top, bir kırmızı kart ve penaltı (gol)olarak geri dönünce Harry'ciğimiz, tarifsiz bir hüzün duymuştur heralde; muhtemelen son Dünya Kupası'nda, o hazır olmak için çoook çalıştığı Dünya Kupası'nda sadece 23 dakika sahne aldığı için. Biz de onu sahnede sadece 23 dakika gördüğümüz ve büyük bir ihtimalle Sami Yen'de de bir daha göremeyeceğimiz için çok üzgünüz. Maçın yakışıklısıysa tabi ki o.
1-1 bitti, en azından tutunmayı başardı Aussie'ler.

Hollanda - Japonya


Hollanda için bu turnuvada denilebilecek pek bişi yok. Diğer tüm ülkeler gibi onlar da sonunda bıkmış ve güzel futbolun işe yaramadığına karar vermiş olacak ki, topu ordan oraya yuvarlayıp bir şekilde gol bulmak yeni taktikleri.

Wesley Sneijder'in kalecinin hatası yardımıyla gol olan füzesi, maçın fark yaratan tek anıydı.

En yakışıklı da Arsenalli Robin van Persie.

İngiltere - Cezayir

İngiltere.. Kenarda Beckham oturuyor, dövecek gibi bakışlar atıyor sahadaki 11'ine, seninkilerde hala tın yok! Suçu Green'e attınız, ondan aldınız eldivenleri, ama demek ki daha sorunlu yanları varmış takımın. Capello da alıyor paraları, saçıyor karizmayı.. FIFA ona puan vermiyor işte.. Şaka maka İngilizler gruptan çıkamayabilir. Son maçları lider Slovenya'yla, çekişmeli olacak, biz de zevkle izliyciiz.

Maçın yakışıklısı Cezayirli forvet Karim Ziani.

Slovenya -ABD



Slovenya tam kazanıp gruptan çıkmayı garantiliyordu ki, ABD eşitliği sağladı: 2-2
Son golü de Amerikan teknik direktörün oğlu atmış, maçtan sonraki aile tablosu pek bir mutluluk verici olsa gerek.
Bu Bradley'nin de suratı çok güzel, kafayı kazıtmayaymış daha iyiymmiş, saçlarını yeniden uzatması şartıyla maçın yakışıklısı seçiyorum.

18 Haziran 2010 Cuma

Almanya - Sırbistan

Turnuvaya fırtına gibi başlayıp ilk maçlar sonunda "kesin kazanır kupayı" yorumlarını toplayan Almanya, Klose'nin 2. sarıdan gördüğü kırmızı, Podolski'nin penaltı kaçırması gibi talihsizliklerle de beraber bu maçı 1-0 yenik bitirmek zorunda kaldı ve bu olay bir süre boyunca sıkıcı, renksiz, sürprizsiz geçeceğini düşündüğümüz turnuvaya dair umutlarımızı daha da artırdı.

Tek golü 38. dakikada Milan Jovanovic attı. Bu golü yiyen kaleci Neuer, yine de maçın yakışıklısı.

Fransa - Meksika

Domenech ilk maçın ardından Zidane'dan acayip laf yemişti. Bunun üzerine Fransızlar "Biz öyle düşünmüyoruz, hocamızın arkasındayız, ama iyi ki söylemiş, takım olarak daha bi entegre olduk" diye salladılardı. Ama ilk maçında iyi oyununun hakkını anca beraberlik olarak alabilmiş olan Meksika, daha istekli, daha arzulu, daha takım ve daha hak eden bir görüntü çizdi; 2-0'la geçtiler Horozlar'ı.
Gourcuff oynamadığı için üzülen gözlerimi de geçen Meksika maçının yakışıklısı Marquez, şekerler şekeri Giovani (ahh ahh) ve kır saçlı karizmatik Fransız Toulalan'ın yanı sıra ve en çok 1976 doğumlu forvet oyuncusu Guillermo Franco etkiledi.

Yunanistan - Nijerya




Alexandros Tzorvas: Yunan kaleci. Panatinaykoslu. 1982li ve 1.88

Öte yandan ilk yarı itibariyle Yunanistan tek gol bile atamadan turnuvaya veda edecek görüntüsü vardı, ama Kaita'nın atılması ve Nijerya'nın yaptığı hatalar, Yunanlılara comeback zevki yaşattı: 2-1.

17 Haziran 2010 Perşembe

Arjantin - Güney Kore

Kanımca top ve ekran başındaki milyarlar Maradona'yı çooook seviyor. Messi'yi de onun yarısı kadar sevseler, işte size Arjantin'in kazanması için gereken pozitif enerji...

Benim için sıkıcı bir maçtı, ama sonuçta ben sadece ilk yarısını izledim. 4-1 çok iyi bir skor. Umarım Arjantin beklentileri karşılamaya devam eder, en azından skor olarak.

Higuain de turnuvanın ilk hattrick'ini yaptı.

Maçın yakışıklısı da, her ne kadar Kore'nin golünde hata yaparak karizmayı çizmiş de olsa, Bayern Münich'li Martin Demichelis.

Güney Afrika - Uruguay

Forlan'ın damgasını vurduğu maç 3-0 Uruguay üstünlüğüyle sona ermiş. Güney Afrika kalecisi penaltı yaparak kırmızı kart görüp oyundan çıkmasaydı daha iyi bir sonuçla bitebilirdi belki ama Meksika maçında berabere kalınca "Vuvuzelaları yeterince fazla öttürseydiniz kazanabilirdik." diye taraftara çemkiren G.Afrikalılara iyi olmuş.

Turnuva açısından iyi bir gelişme 3-0. İlk maçların tedirginliğinin geçtiğini ve çoğu maçın bundan böyle çok gollü olacağını söyleyip de haklı çıkmayı çok isterim. :)

Maçın yakışıklısı da, haksızlık yapmayayım şimdi, Lugano. Ama oynadığı takım ve çirkefliği yüzünden birazcık haksızlık yapayım ve bulabildiğim en tip pozunu koyayım...

İspanya - İsviçre

Turnuvadan zevk almak için beklediğimiz maçlardan biriydi. Aldık da: favorinin kaybetmesinden duyulan garip bir zevk :)

İspasya kapanan savunmaları açacak bir şey bulmalı kazanmak istiyorsa. İsviçre ceza sahasına giren neredeyse her topu uzaklaştırmayı bildi, kaleyi bulan şutlarsa kalede bir de Benaglio gibi Euro 2008'den de hatırladığım oldukça iyi bir kaleci bulunca, gol imkansızdı onlar için. Bir noktadan sonra iyice telaş yaptılar zaten, saçlarını kestirmiş Torres'in bile elinin ayağının birbirine dolaştığını hissettik.

Normalde bu kadar sert savunan takımları sevmem. Ama İsviçre'ye başta Stéphane Lambiel, bayaa ardından da Roger Federer'den dolayı büyük bir sempatim var. Eren Derdiyok, Gökhan İnler ve Hakan Yakın sayesinde iyice de bir yakın hissediyoruz. Elimiz mahkum, kutladık :)

Maçın yakışıklısı, İsviçreli bir Sitefan -çok şaşırtıcı :p-: Stephan Lichtsteiner. 'lihtşıtayner' diye okunuyor. Bebek yüzlü, güzel bi abimiz, televizyonda daha da güzel valla.

Honduras - Şili





Şili 1-0 kazandığı maçta taraftarlarının "Red Hot Chile Peppers" pankartını haklı çıkartacak kadar iyi oynadı, bu skora tam da yansımasa da.

İşlerin karıştığı H grubunda çok önemli bir 3 puan bu.

Maçın yakışıklısıysaa 15 Mayıs 1986 doğumlu, 1.76 boyundaki Sporting'li orta saha oyuncusu Matias Fernandez.

15 Haziran 2010 Salı

Brezilya - Kuzey Kore


Maçın yakışıklısı:
Elano Blumer-1.76- Galatasaray

2-1

Ömer Üründül'ün dediği gibi tüm takımlar savunma yapmayı biliyor artık. Çok zor oldu Kuzey Kore'nin disiplinli savunmasını geçmek Brezilya için. Ama Elano'nun güzel pası, Maicon'un 0dan süper golü ardından Elano'nun golü ve gözlerindeki sevinç.. Koreli abinin milli marş sırasında ağlaması... 3 tane gol ve çekişme.. Güzel şeyler vardı bu maçta. Maç gibi maçtı. Ama beklenen ilk izlenimi oluşturamadı tabi Brezilya. Özellikle Kaka'nın adının Türkçe'deki anlamının hakkını vererek oynaması (!) bunda etkili olmuştur heralde. Almanya hala önde favoriler yarışında, ama önümüzdeki maçlara bakçaz.

Portekiz - Fildişi

Bu maça yakışıklı yok :P Uyudum, seçemedim.

Dengeli bir maçmış ve takımlar kaybetmemeye oynuyormuş. Son 8 dakka giren Keita 80 dakka oynasaymış, Fildişi kazanır, gruptan çıkmayı aşağı yukarı garantilermiş. Ama olmamış. 0-0. Golsüz maçlara yakışıklı seçmiycem, protesto!

Yeni Zelanda - Slovakya



Maçın yakışıklısı, izlediğim kadarıyla 3 numaralı Zelandalı Tony Lochhead.

Ayrıca 1-1 bitmiş!

Bu gruptaki iki maç da 1-1 bitmiş oldu böylelikle. Herkes eşit puan, eşit gol, eşit averaj.. Ama Paraguay ile İtalya diğerlerini döver.

Onun dışında, izlemedim pek diyecek bir şey yok. Stoch oynamamış. O ka'a.

İtalya - Paraguay

Claudio Marchisio: 180, Juventuslu

Gökmavililerimin yenmesini isterdim ama olmadı: 1-1
Pirlo, Gattuso ve Camoranesi'nın kenarda başlaması sanki ciddiye almıyorlarmış gibi bir his bıraksa da, gole o kadar sevindi ki İtalyanlar, bu fikrimden vaz geçtim.

Maçta güzel ikili mücadeleler, acayip fazla taç atışı ve bi dolu korner vardı. İki gol de duran toplardan geldi. İtalya'nın zaten en büyük taktiği rakibe çarptırıp taca çıkarmak suretiyle topu durdurmak sanırsam.

Bi Paraguaylı futbolcu bar kavgasında kafasından vurulmuş ama hayata dönmüş falan, enteresan bi hikayeydi o da.

Yedek kulübesinde tanıdık biri, Morgan De Sanctis vardııı! Paraguay'daysa da tanıdık isimler; Torres ve Santana vardı ama sadece isimleriydi tanıdık olan :P

Son olarak, TRT spikerine geliyor: montoliNo diye biri yok, montoliVo o...

14 Haziran 2010 Pazartesi

Kamerun - Japonya



Marşlar kısmını izledim ve yakışıklıyı seçtim, o kadar, izlemiycem bu maçı.
8 Ağustos 1991 doğumlu, Schalkeli Joel Matip.

Ve 1-0 Japonya üstünlüğüyle bitti. Bu nedenle 2.lik mücadelesinin Danimarka ve Japonya arasında geçeceğini söyleyebiliriz.

Hollanda - Danimarka

Sıkıcı bir maçtı. Bunca sene hep iyi oynayıp kaybeden Hollanda, kötü oynayıp kazandı. O salak Poulsen'in kendi kalesine attığı müthiş gole duacılar tabi ki.
Maçın yakışıklısı sırf 1.76 boyu olduğu ve maçın seyir zevkini yükseltmeyi başardığı için Eljero Elia. Evet bu kadar güzelim adam varken maçta onu seçtim, diğerlerine ceza! Benim 90 dakikamı öylecene harcadınız, ayıp ayıp.
Yine de: TURUNCUUU!

13 Haziran 2010 Pazar

Almanya- Avustralya

Sonunda! Futbol! Pas mas, orta saha, gol ulan goool!
Tabi yiyenin Aussilerimiz olması kötü ama..
Almanya'ya denilecek birşey yok, dün İngiltere'nin hafiften koklattığı futbolu Almanya bugün gösterdi: Mesut Özil, Podolski, Klose... Afferim onlara.
4-0.
Acımasız zaten bu adamlar, atabildikleri kadar atıyorlar, şimdi biraz keyif yapalım yok.. Biz de her turnuvada şaşırıyoruz buna.
Kewell'ımızın yedek çıktığı Avustralya, fena başlamasa da özellikle 2. golden sonra, kazanamayacaklarından emin olunca, iyice bir saldılar. Eğer Alaman kaleciyi daha sık görseydik fikrimi değiştirebilirdim bu görselliği üst düzey maçta, ama maçın yakışıklısı Lucas Edward Neill oldu.

Sırbistan - Gana



İtiraf ediyorum, uyudum ben bu maç sırasında, ama gördüğüm kadarıyla -bir kısmı rüyamda da olabilir- Gana hak ettiği bir galibiyet aldı. Ve maçın yakışıklısı 2,02 metrelik Nikola Zigic'ti. Ganalı abilerimize de haklarını verelim tabi.

Öte yandan o kaleciyi bi yerden tanıyoruz sanki biz ya. Kingson... Tabi biz Kingston diye bilirdik. Hatta bir Türk ismi de varmış: Faruk Gürsoy. (Faruk Süren, Ergun Gürsoy kırması) peeeh peh. Nostalji modunu açtık sayesinde.

Cezayir - Slovenya



Pek merak etmedim açıkçası, Cezayir üstün gibi gözüktü izlediğim bir kaç dakikada ama Slovenya 1-0 kazanmış. Maçın yakışıklısıysa: Marko Suler!

12 Haziran 2010 Cumartesi

İngiltere - Amerika

maçın yakışıklısı: steven gerrard (adı sitefan'ın anglo sakson versiyonu, liverpoollu, gol attı ve tabi ki de sahadaki herkesten farklıydı)

İngiliz değilim, ama Green'i öldürmek istedim. Bir keresinde FM'de kalecim öyle bir gol yemişti, onu da öldürmek istemiştim. O gole kadar herşey İngiltere'nin istediği gibiydi, hatta farkı açabilirlerdi ama ondan sonra.... Kenardaki Beckham'ın yüzü bile değişti. Herkes adeta "Zaten biz biliyorduk bu kaleciyle olmayacağını" moduna geçti.

Onun dışında ilk defa futbol izlediğimizi anladık sanırım. Takım halinde paslaşmalar, sistem, taktik falan, güzel şeylermiş. Bir de vuvuzelaların azalan sesini daha da bastırmaya çalışan zurnalılar, gerçek tezahuratlar, pozisyonlara gerçekten tepki vs. Bunları çok özlemişiz.

Görüntü kalitesi de yüksek bir maçtı :p Yakışıklıyı seçmek zordu ama Gerrard hafiften Kewell'ı da andırdığından oyumu aldı.

Nijerya - Arjantin

maçın yakışıklısı Gabriel Heinze. 1.78'miş (kılpayı kaçırıyor esas kriterimi :( ) Eski Real Madridli'ymiş. Şu an Marsilya'da oynuyormuş.

Arjantin maça çok hızlı başladı. Özellikle Messi farkını hemen hissettirdi. Ancak 5 dakka içinde gelen golden sonra bayaa bi rahatlayıp, sonrasında da zorlandılar. Maradona'nın teknik direktörlüğünden neden şikayet edildiğini de tekrar anlamış olduk.
Messi'yi bir kaç kez daha anmak lazım. Adam iyi, adam çoook iyi, abartıldığı falan da yok.
Nijerya da fena değildi. İki takıma da teşekkür etmek lazım zaten, şimdiye kadarki 4 maçın içerisindeki en iyisini izlettirdikleri için. Harun-a, Yakub-u gibi adlar dikkatimden kaçmadı. Hem Keita'yı hem Kaita'yı 'keyta' diye okumak?? Bir de kalecileri az kurtarmadı he.
Maradona'nın içine Fatih Terim kaçmış sanki. Hatta acayip derecede İmparatore'mizin asıl Armando'yu bir yere saklayıp Arjantin'in başına geçtiğine inanıyorum. Elemelerde 100 futbolcu denemek mi, denediğin 100 arasından bunları bulmak mı??? Ama yeni imajı karizmatik olmuş.

Maçın yakışıklısını seçmekte hiç bu kadar zorlanmamıştım. Nijeryalılar da çok karizmatikti, 2 numaralı Arjantinli Demichelis'in de üzerinde çok durdum ama attığı golün de hatrına bu sefer Heinze'yi seçiyorum. Messi de çok şeker, onun içi yakışıklı hem :P

Güney Kore - Yunanistan

maçın yakışıklısı: alexandros tziolis. şu an serie a'da siena'da oynuyor, 1.90 boyu var ve kova burcu.

2002'de tanışıp çok sevdiğimiz Güney Kore Milli Takımı, 2004'ün Avrupa Şampiyonları'ndan çok daha iyiydi. Hak ederek turnuvadaki ilk 3 puanı aldılar: 2-0.

İki golü de patates kızartmasına olan dayanılmaz iştahım nedeniyle izleyemedim, bir de ilk yarıda bir süre gözlerim kapandı, engel olamadım. Onun dışındaki sürede de anladığım şey Güney Kore'nin pek çok Park'ı, Lee'si ve Kim'i olduğuydu.


Enteresan bir şekilde vuvuzelaların ardından azcık birazcık tezahürat duyduğumu sandım, mutlu oldum.

Dünya Kupalarında bir golü bile olmayan komşuyu, buradan teselli etmek istiyorum: 10 tane Park gelse 6 numaranız kadar olamaz. Bu maçtaki en "güzel" şey Tziolis'ti!

11 Haziran 2010 Cuma

Fransa - Uruguay





maçın yakışıklısı: Gourcuff (Sims'te yaparım ki ben bunu)

0-0
Sabahki maça laf ederken akşam bu maçı görmek.... Beterin beteri var der gibi. Olmadı.

Zaten vuvuzelalar çıldırtıcı, hakemler rüküş. Kim tasarladıysa hakem formalarını, 2010'da olunduğunun farkında değil, o denli.
Bi tarafta Ribery, diğer tarafta Lugano..
Futbol izlemek istiyoruz, o da yok...
Bari dedim şu Lugano kavga çıkarsın, ama karşısında ona uyacak Emre Aşık ve De Sanctis olmayınca bu beklentim de boşa çıktı. Forlan bir iki güzel şut attı. Toulalan biraz şenlendirdi işte gönlümüzü ama yine de maçın yakışıklısı olmak için Gourcuff'la girdiği yarışı kaybetti.

Gün biterken Fransa, Uruguay, Meksika ve Güney Afrika'ya bir çift sözüm var: "Topunuz kötüydünüz, oturun sıfır!"




İlk Maç: Güney Afrika - Meksika



maçın yakışıklısı: rafael marquez

1-1
Bizim Giovani Dos Santos'un "Abi bunlar futbolcu, ama ben farklı bir şeyim." diye diye oynadığı, ama skora kesin bir katkıda bulunamadığı , yine de Galatasaraylılara içten ve ya dıştan "Biz şimdi ciovanni'nin bonservisini almamıştık di mi! tüh lan bize" dedirten bir garip maçtı.
Fazla eğlenceli değildi, ama en azından gol vardı.
Meksikalıların kalecisinin Ömer Çatkıç'la akraba olması ihtimali herkesin aklında belirdi, ve bu benzerliği ilk kimin fark ettiğinin savaşına eminim ki pek çok kişi girdi.
G.Afrika'nın tek golünü kaydeden Şabalala'nın Hollanda'nın bu seneki Eurovision şarkısı Şalali Şalala'yla alakası olduğunu iddia ededuriim, Meksika'nın golünü atan Barçalı Rafael Marquez gönlümü fethetti ve maçın yakışıklısı seçilmeye hak kazandı!


Dünya Kupası

En iyi takım kim? Gönülleri fetheden bir takım acaba kupayı da alabilecek mi, yoksa sıkıcı bir takım şansa bala mı kucaklıycak o güzelim altın parçasını..
İspanya, Brezilya, Arjantin, İtalya, Almanya nasıl oynayacaklar?
Bunların yanı sıra turnuvanın en yakışıklı takımı kim?
İşte bu sorulara cevap bulacağız....

1.76'nın Sırrı

176= 16 x 11
1 + 7 + 6= 14
14 + 16 + 11=41
41 kere maaşallah.

1.76 Nedir?

1.76 Johnny Depp, Stéphane Lambiel ve Arda Turan'ın; üç çok sevdiceğimin ortak noktası. Dolayısıyla ilgi alanlarımın çoğunu altında toplayabileceğim bir blogum var artık. Allah tamamına erdirsin :P